Kayıtlar

Alaplı’nın Belleğinde Bir Aydınlanma Neferi: İbrahim Oral ve Köy Enstitüsü Ruhu

Resim
Bir Kentin Vicdanı Olarak Yerel Tarih İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana bastığı toprağı tanıma, köklerini keşfetme ve bu birikimi geleceğe miras bırakma arzusuyla yanıp tutuşmuştur. Şehirler kurulur, imparatorluklar yıkılır; ancak o toprağın hafızası, onu bizzat yaşayan ve hissedenlerin kaleminde ölümsüzleşir. Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü mezunu, kıymetli eğitimci İbrahim Oral’ın 1995 yılında kaleme aldığı "Alaplı ve Çevre İncelemeleri" adlı eser, tam da bu türden bir hafıza tazeleme çabasıdır. Bugün tozlu raflardan süzülerek elimize ulaşan bu kitap, sadece bir yerel tarih çalışması değil, Alaplı’nın ruhuna tutulmuş sadık bir aynadır . Bozkırda Açan Aydınlık: Köy Enstitülü Bir Bilge İbrahim Oral’ın hayatı, Cumhuriyet’in en büyük eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüsü felsefesinin somutlaşmış halidir. 1928 yılında Alaplı’nın Büyüktekke köyünde doğan Oral, Gölköy Köy Enstitüsü’nden aldığı "iş içinde, iş aracılığıyla eğitim" disipliniyle yetişmiştir. Onu...

İlhami Yazgan kimdir?

Resim
İlhami Yazgan, 1961 yılında Zonguldak'ın Alaplı ilçesinde doğmuş bir yazar, araştırmacı ve çevirmendir. Özellikle Batı arşivlerindeki saklı kalmış Anadolu ve Orta Doğu tarihlerini gün yüzüne çıkarmasıyla tanınır.  Hayatı ve Eğitimi: Doğum ve Çocukluk: 1961 yılında Alaplı'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini yine Alaplı'da tamamladı. Mesleki Eğitim: Karadeniz Ereğli Endüstri Meslek Lisesi'nden mezun oldu. Almanya Kariyeri: 1979 yılında Almanya'ya yerleşti ve yaşamını halen burada sürdürmektedir. Çalışmalarında Alman kütüphane ve arşivlerinden yoğun şekilde faydalanmaktadır.

Ereğli Çileği

Resim
Çilek sevilen meyvelerin başında gelmektedir. Gerçi uzun süredir meyvelerin bir kısmı seralarda yetiştiğinden, artık "yaz" veya "kış" eyrımı kalmadı gibi. Rengi, kokusu ve lezzeti ile bin yıllardır sevilerek yenilen çilek, reçellerin, sürüpların, likörlerin, dondurma ve pastaların da vazgeçilmezidir. Çileğin diğer meyveler gibi bol ve ucuz olduğu 1930 ile 1960'li yıllar boyunca gazete manşetlerine konuk olan çilek, şimdilerde eskiden olduğu gibi sepetlerde değil, küçük plastik kaplarda satılmakta.

Eski Alaplı plajı (1965-1970‘li yıllar)

Resim
Ressam: Aydin Yilmaz Şimdiki Karşıyaka Mahallesi'nde Yalı Oto ve yıkama yağlama ticaretin tam karşısında,deniz sahilinde bulunuyordu bu plaj. Üst kat lokanta. Alt kat ise soyunma odalarının bulunduğu kısım. Gördüğünüz gibi sahil oldukça geniş ve temiz kum. İleride gördüğünüz burun Değirmenağzı ve Midye kayalıkları. Buradaki kayalıklardan midye çıkarılır ve sahilde pişirilip yenirdi. Hatta bu kayalıklarda, saçını tarayan deniz kızı gürdüğünü söyliyenler vardı. Tabii ki büyük olasılıkla, muhtemelen fok balığı görmüş olmalılar! Bazen yüzerken korkardık deniz kızı ile karşılaşırız diye.

"KAPTAŞ" NEDİR ? Hayati YILMAZ ile Zonguldak Tarih

Resim
Zonguldak'ın ünlü oyun havası vardır. Bazıları "Kaptaş" olarak bilir, bazıları "Söm Söm Yarim" "Kaptaş" aslında Ereğli'de bir köy adı. Bugün Ereğli sınırı içinde, Alaplı'nın iç kısmına doğru yer alan Kurtlar Köyü`nün halk dilindeki adı Kaptaş`dır. Kurtlar Köyü`nde bulunan dere kenarında su yolunu kapatan büyükçe bir taşa "Kaba taş" adı verilmiş. Suyun toplandığı bu alan, türkünün söylendiği yer olarak biliniyor. Zonguldak şivesi ile de bu "Kaptaş" olarak söylenmiş. Türkü daha çok "Alaplı'nın üstünden karga geçiyor karga " sözleri ile başlar fakat değişik versiyonları vardır.

Eski ALAPLI' yı tanıyalım (Aydın Yılmaz)

Resim
1935 ile 1940 yılları arası KARŞIYAKA nın durumu: Daha İstanbul yolu yok. Karşıdaki yol Kılçak köyüne çıkıyor.Denizdeki burun Değirmenağzı, yine karşıda çakıl öğütme tesisi ve derme çatma bekçi kulübesi. Denize doğru uzanan  kum ve çakıl iskelesi. Karşıda en solda derenin kenarındaki ağaç, şimdiki kuşçuoğlu marketin tam olduğu yer.  Şimdi derenin bu tarafı; Sağda üç penceresi bulunan bina şu anda Erginlerin alışveriş merkezi.

Zamanın ve Mekânın Ötesinde Bir Soyun Hikâyesi: Yazıcıizadeler ve Sebahattin Yazgan’ın Ardından

Resim
Batı Karadeniz’in sisli dağlarından Ege’nin zeytinliklerine uzanan, asırlık çınarların gölgesinde büyümüş bir aile hikâyesidir Yazıcıizadeler... Alaplı semalarında bu soyun ismini duyduğunuzda, kulaktan kulağa fısıldanan, gerçeğin hayalle, tarihin efsaneyle harmanlandığı o puslu anlatılar karşılar sizi. Bu hikâyelerin başrolünde ise 1800’lü yılların mağrur figürü  Yazıcıizade Hüseyin Bey  vardır.