Alaplı’nın Belleğinde Bir Aydınlanma Neferi: İbrahim Oral ve Köy Enstitüsü Ruhu
Bir Kentin Vicdanı Olarak Yerel Tarih
İnsanoğlu, var olduğu günden bu yana bastığı toprağı tanıma, köklerini keşfetme ve bu birikimi geleceğe miras bırakma arzusuyla yanıp tutuşmuştur. Şehirler kurulur, imparatorluklar yıkılır; ancak o toprağın hafızası, onu bizzat yaşayan ve hissedenlerin kaleminde ölümsüzleşir. Kastamonu Gölköy Köy Enstitüsü mezunu, kıymetli eğitimci İbrahim Oral’ın 1995 yılında kaleme aldığı "Alaplı ve Çevre İncelemeleri" adlı eser, tam da bu türden bir hafıza tazeleme çabasıdır. Bugün tozlu raflardan süzülerek elimize ulaşan bu kitap, sadece bir yerel tarih çalışması değil, Alaplı’nın ruhuna tutulmuş sadık bir aynadır.
Bozkırda Açan Aydınlık: Köy Enstitülü Bir Bilge
İbrahim Oral’ın hayatı, Cumhuriyet’in en büyük eğitim hamlelerinden biri
olan Köy Enstitüsü felsefesinin somutlaşmış halidir. 1928 yılında Alaplı’nın Büyüktekke
köyünde doğan Oral, Gölköy Köy Enstitüsü’nden aldığı "iş içinde, iş
aracılığıyla eğitim" disipliniyle yetişmiştir. Onun satırlarındaki keskin
gözlem gücü ve halka dokunan samimiyet, otuz yıllık öğretmenlik hayatı boyunca
Ereğli’den Karabük’e kadar her köyde biriktirdiği insan hikayelerinden
beslenir.
Bir Köy Enstitülü için eğitim, kara tahtanın sınırlarını
aşmaktır. İbrahim Oral, Alaplı’nın yollarındaki her taşı, tarladaki kadının
emeğini ve meşe ağaçlarının gölgesini anlatırken aslında vatanın en ücra
köşesinde cehaleti yaran bir "kültür bahçıvanı" gibi hareket eder.
1977’de emekli olmasına rağmen kalemi hiç bırakmamış, on beş yılını bu
toprakların şeceresini çıkarmaya adamıştır.
Geçmişten Geleceğe Bir Köprü: "Alaplı ve Çevre
İncelemeleri"
Oral’ın 1995 yılında yayımlanan eseri, Eser Ofset’in tezgahından çıkmış bir
yerel tarih abidesidir. Yazar, bir nakkaş titizliğiyle Alaplı’yı ve çevresini
kelimelerle yeniden inşa ederken; okuru sosyal dokudan iktisadi serüvene uzanan
derin bir yolculuğa çıkarır. Kitabın felsefi temelini oluşturan şu cümle,
eserin neden bugün dahi elimizden düşmemesi gerektiğini özetler: "Öncelerini
iyi bilmeyen toplumlar, sonraki yaşantılarını iyi organize
edememişlerdir."
Yazar için tarih, sadece kronolojik bir olaylar dizisi
değil; bugün inşa edilirken kullanılan bir hammadde, yarın çizilirken bakılan
bir ufuk çizgisidir. Alaplı’nın kimliğini yarınlara taşıyan bu sessiz ama güçlü
çığlık, geçmişini unutan toplumların "hafızasını yitirmiş yolcular"
gibi başkalarının rotasına muhtaç kalacağı uyarısını taşır.
Bir Şükran Borcu ve İlk Taş
İbrahim Oral, bu eserle sadece bir bilgi yığını bırakmamış; kendisinden
sonra gelecek araştırmacılara yol açmış, binanın temelindeki ilk taşı
koymuştur. Onun "faydalı olabilmek" gayesiyle süzdüğü bu bilgiler,
Alaplı’nın kültürel mirasını koruma altına alan bir zırh niteliğindedir.
Bugün bir nadir eser vasfıyla sahaflarda karşımıza çıkan bu
kitap, bir memleket sevdasının mürekkeple buluşmuş hâlidir.
İbrahim Oral’ı ve onun temsil ettiği enstitü ruhu ve
Cumhuriyetin yarattığı değerleri anlatmaya devam etmek, sadece bir vefa borcu
değil; Alaplı’nın geleceğini daha sağlam temellere oturtma gayretidir.
Unutulmamalıdır ki; arkasına bakıp ibret almayan, önünü görüp geleceği tayin
edemez.
İlhami Yazgan / 25.02.202


